Helena Bonham Carter ( Biyografisi ve Tüm Filmleri )

Konusu 'Oyuncu & Sanatçı Biyografileri' forumundadır ve ßluemanyax tarafından 16 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. ßluemanyax Mustafa Süper Paylaşımcı

    Mesajlar:
    516
    Beğenileri:
    703
    aimg7.imageshack.us_img7_7414_98513326.

    1908 yılında Henry Campbell-Bannerman’in İngiltere başbakanlığından istifa etmesiyle Herbert Henry Asquith yeni İngiltere başbakanı oldu. 1916 yılına kadar ülkeye başkanlık yapan H.H. Asquith, “1. Dünya Savaşı” ve “Parlamento Yasası” gibi İngiltere tarihine geçen olaylar esnasında da ülkenin başında bulunuyordu. 1916 yılının Aralık ayında istifa eden H.H. Asquith, Helena Bonham Carter’ın büyük-büyük babasıdır. (Helena’nın babası Raymond Bonham Carter’ın babasının babası).

    1902 doğumlu ünlü yönetmen Anthony Asquith ise, H.H. Asquith’in oğludur. (Helena’nın büyükbabası). Anthony Asquith, 1927 yılında yönetmenliğini yaptığı “Shooting Stars”, 1928’de “Underground”, 1932’de “Dance Pretty Lady”, 1938’de “Pygmalion”, 1943’te “We Dive at Dawn”, 1951’de “The Browning Version”, 1963’te “The V.I.P.s”, 1964’te “The Yellow Rolls-Royce” gibi filmleriyle tanınırdı.

    Antony Asquith’in kız kardeşi Violet Asquith, Maurice Bonham Carter ile evlendi ve bu evlilikten 4 çocuk dünyaya geldi; Cressida Bonham Carter (1917), Laura Miranda Bonham Carter (1918), Mark Raymond Bonham Carter (1922) ve Raymond Henry Bonham Carter (1929).

    Bank Of England’da bankacı olan Raymond Henry Bonham Carter ile Elena Propper De Callejón hayatlarını birleştirmeye karar vererek İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Golders Green’e yerleşmeye karar verdiler.

    1966 yılında çiftin ilk bebekleri dünyaya geldi; Helena. Helena’dan sonra Edward ve Thomas adlarında iki oğulları oldu.

    26 Mayıs 1966 tarihinde doğan Helena, henüz 5 yaşındayken önemli aile sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Ciddi bir sinir krizi geçiren annesinin gerçek anlamda toparlanması 3 yıl sürdü ve bu süreçten sonra anne Elena, psikoloji ile ilgilenmeye başladı; başarılı bir psikiyatri uzamanı oldu.

    Londra’nın Hampstead Kasabası’nda bulunan “South Hampstead Kızlar Okulu”nda okudu.

    Daha sonra Londra’nın merkezinde bulunan “Westminster Okulu”nda (The Royal College Of St. Peter at Westminster) okudu. Kurulduğu yıllarda sadece erkeklere eğitim veren okul, uzun süredir ‘karma’ eğitim veriyor.

    Bu sıralarda, Helena 15 yaşındayken babası Raymond bir kulağının duyma yetisini kaybediyor ve yoğun bakıma alınıyor. Doktorların ‘basit bir operasyon’ olarak nitelendirdikleri ameliyattan sonra Raymond, tekerlekli sandalyeye mahkum kalıyor. Aynı zamanda bir şiir yarışmasına katılan Helena, yarışmayı kazanıyor ve casting firması için çekilen fotoğrafları katalogda yayınlanıyor. Fotoğraflarını gören bir reklam firması, Helena’ya bir reklam filminde rol veriyor ve Helena’nın ekranlarla ilk tanışması gerçekleşmiş oluyor. Oyunculuk hayalleri kuran Helena, bu fikre sıcak bakmayan babasına kendini kanıtlamış oluyor ve bu hayalini gerçekleştirmek için günden güne artan bir istek duyuyordu.

    1983 yılında Helena 17 yaşına bastığında ilk 'gerçek' oyunculuk teklifini aldı. "The Paradise Club", “Get Lost!”, “Flambards” gibi mini-dizilerin yönetmenliğini yapan ve 2 önemli ödüle sahip olan Lawrence Gordon Clark’ın yönetmeni olduğu "A Pattern of Roses" adlı filmde Helena, “Netty” adlı karakteri canlandırıyor. Filmde 1960 doğumlu İngiliz aktris Suzanna Hamilton da rol alıyor.

    1985 yılında Helena, henüz kariyerinin başında sayılırken ikinci başrol teklifini “A Room with a View” filmindeki “Lucy Honeychurch” karakteri için alıyor. 19. yüzyılın sonlarında İngiltere’nin içinde bulunduğu “Edward Çağı”nda geçen dramatik film, esprili bir dille izleyicileri ‘evlenmek üzereyken başka birisine ilgi duymaya başlayan bir kadının duygularını’ anlatıyor. Helena ile birlikte Maggie Smith, Denholm Elliott, Julian Sands, Judi Dench gibi isimlerin başrolü paylaştığı film, 3 Oscar ve 5 BAFTA olmak üzere toplam 24 ödülün sahibi oluyor.

    Aradan 1 yıl geçip 1986 olduğunda yönetmen Trevor Nunn, "Lady Jane" adlı bir dönem filmine imza atar. 1553 yılının İngiltere’sinde gerçekten yaşanmış bu olayın anlatıldığı filmde Helena, Kraliyet ailesinden VIII. Edward’ın kuzeni "Lady Jane Grey"i canlandırdı.

    1984 yılında yönetmen Anthony Yerkovich, ülkemizde de gösterilen “Miami Vice” adlı TV dizisi için kolları sıvadı. Toplam 5 sezon süren dizinin 1986 yılında yayınlanan 3. sezon 15 (“Savage”) ve 16. (“Theresa”) bölümlerinde Helena, “Dr. Theresa Lyons” karakterini canlandırdı.

    1987 yılında Amerikalı yönetmen James Ivory, James Wilby ve ünlü aktör Hugh Grant’ın başrollerini paylaştığı “Maurice” adlı drama filminde Helena’ya da rol verdi.

    Yine 1987 yılı içerisinde Norman Store’nin yönettiği 1921 doğumlu aktör Dirk Bogarde’nin de rol aldığı TV filminde Helena, “Jo Marriner” karakterini canlandırdı.

    1987 yılında Helena, bir diğer TV filmi olan “A Hazard of Hearts”da rol aldı.

    1 sene sonra, 1988 yılında kadın yönetmenlerden Fiorella Infascelli, 3. filmini çekmek için Helena’ya teklif götürdü. Beklediği ilgiyi göremeyen Japon yapımı fantastik film “La Maschera”da Helena “Iris” adlı karakteri canlandırdı.

    "Fortunes of War", "The Adams Chronicles" gibi dizilerin yönetmenliğini yapan 1931 doğumlu James Cellan Jones, 1989 yılında “Arms and the Man” adlı komedi filminde Helena’ya “Raina” rolünü verdi.

    Yine 1989 yılında İtalyan yönetmen Liliana Cavani, ST. Francesco’nun (Aziz Fransua) hayat hikayesini anlatan film, “Francesco”yu sinema severlerle paylaştı. “Once Upon a Time in Mexico”, “Sin City” gibi ünlü filmlerden tanıdığımız İngiliz aktör Mickey Rourke “Francesco”yu canlandırırken Helena, “Chiara”yı canlandırdı. Aynı yıl içinde film, Cannes Film Festivali’nde “Golden Palm Award”a (Altın Palmiye Ödülü) aday gösterildi. “David di Donatello Awards” ve “Italian National Syndicate of Film Journalists”de toplam 3 ödül aldı.

    Ve yine 1989 yılı içinde “It's My Party”, “The Gathering” gibi filmlerden tanıdığımız ünlü yönetmen Randal Kleiser’in yönetmenliğini yaptığı; Elizabeth Jane Howard’ın senaryosunu yazdığı “Getting It Right” adlı filmde Helena, “Lady Minerva Munday” karakterini canlandırdı. Filmde animasyon filmlerindeki seslendirmeleriyle tanınan İngiliz aktris Jane Horrocks da Helena’ya başrolde eşlik etti.

    1990 yılına gelindiğinde Helene Bonham Carter, sinema kariyerindeki dönüm noktalarından birini yaşayacaktı; William Shakespeare’in ünlü eseri “Hamlet” sinemaya uyarlandı ve Carter “Ophelia”yı oynadı. Amerikalı aktör Mel Gibson’ın “Hamlet”i canlandırdığı film, 2 dalda Oscar adayı olurken; yönetmeni Franco Zeffirelli’ye “David di Donatello Awards” ödülünü kazandırdı.

    1991 yılında Helena, 1965 yılından 2006 yılına kadar çocuklara yönelik olan TV dizisi "Jackanory" için 5 bölüm yazdı. “The Way to Sattin Shore: Part 1“, “The Way to Sattin Shore: Part 2”, “The Way to Sattin Shore: Part 3”, “The Way to Sattin Shore: Part 4”, “The Way to Sattin Shore: Part 5”.

    1991 yılında “Lassie”yi sinemaya uyarlayan İngiliz yönetmen Charles Sturridge’nin “Where Angels Fear to Tread” adlı drama filmi için Helena’ya başrol teklifi götürüldü. Kendinden küçük ve farklı adetlere sahip bir gence aşık olan zengin bir İngiliz kadının yaşadıklarını anlatan film E.M. Forster’in romanından sinemaya uyarlandı. Filmde Helena ile başrolü paylaşan isimler; Rupert Graves, Helen Mirren, Barbara Jefford ve Judy Davis.

    1992 yılına gelindiğinde “Shakespeare-Wallah”, “Quartet” ve yine Helena’nın rol aldığı “Maurice” gibi filmlerden tanıdığımız Amerikalı yönetmen James Ivory, yine E.M. Forster’ın romanından uyarlanan “Howards End” adlı sinema filmini çeker. Helena Bonham Carter, Vanessa Redgrave, Anthony Hopkins, Joseph Bennett ve Emma Thompson’ın başrolde yer aldığı film 3 dalda Oscar, 2 dalda BAFTA, Cannes’da “45th Anniversary Prize Ödülü”, “David di Donatello Ödülü” ve “Golden Globe Ödülü” gibi onlarca ödülün sahibi oldu.

    1993 yılında İngiliz yönetmen Nick Hamm, “Dancing Queen” adlı TV filmi için Helena’ya teklif götürdü. Rik Mayall ve Nathaniel Parker’ın da rol aldığı bu film, sinema severler tarafından yeterince ilgi görmedi. Aynı yıl içinde yine bir TV filminde rol aldı; “Fatal Deception: Mrs. Lee Harvey Oswald”. Senaryosunun Steve Bello’nun yazdığı Robert Dornhelm’in yönetmenliğini yaptığı filmde Helena, “Marina Oswald” karakterini canlandırdı.

    1994 yılında BAFTA ve “Edgar Allen Poe Ödülü” adayı olan “A Dark Adapted Eye” adlı filmde “Faith Severn” karakterini canlandırdı. Başrolde Helena’ya İngiliz aktris Sophie Ward eşlik etti.

    Yine 1994 yılı içinde “Garfield”ın animasyon filmi ve “X-Men: The Official Game”adlı video oyunundaki seslendirmeleryle de tanınan Alan Cumming, 20 dakikalık “Butter” adlı filmin yönetmenliğini yaptı. Filmde, Jane Horrocks “Beggar” karakterini canlandırırken; Helena “Dorothy” oldu.

    1992 yılında ilk sezonu BBC’de yayınlanan iki orta yaşlı arkadaşın macelerını anlatan "Absolutely Fabulous" adlı dizinin 1994 yılında yayınlanan 2. sezonun “Hospital” adlı bölümünde “Dream Saffron”u canlandırdı. “Ab Fab” diye kısaltılan dizi, ülkemizde D-Smart’ta yayınlanmaktadır.

    1994 yılı Helena için güzel geçiyordu. 4 Oscar ödüllü İngiliz yönetmen Kenneth Branagh, “Frankenstein” adlı filmin yönetmenliğini yaptı. “Elizabeth”i oynayan Helena, Robert De Niro ve yönetmen Kenneth Branagh ile başrolü paylaştı. Filmden sonra Helena ile Branagh arasında özel bir yakınlaşma oldu ve ikili 1999 yılına kadar nişanlı kaldı.

    1995 yılında Kanadalı yönetmen Mort Ransen, “Margaret's Museum” filmi için Helena’ya teklif götürdü ve toplam 10 adet ödül alan filmde Helena, “Margaret MacNeil” karakteriyle başrolde yer aldı.

    Sinema dünyasının aranan isimlerinden biri olan Helena’nın efsanevi yönetmen Woody Allen’la tanışması da uzun sürmedi. 1995 yılında çekilen “Mighty Aphrodite” adlı filmde Allen, Mira Sorvino, F. Murray Abraham ile başrolü paylaşan Helena, “Amanda” karakterini canlandırdı. Oscar da dahil bir çok ödül alan film, Helena’nın sinema kariyeri için büyük önem taşıyan filmlerden biri oldu.

    1996 yılında William Shakespeare’in ünlü tiyatro eserinden sinemaya uyarlanan “Twelfth Night: Or What You Will” adlı filmde “Olivia”yı canlandırdı. Komedi altyapılı film, sinemaseverlerce yoğun ilgi gördü.

    Yine 1996 yılında “Portraits Chinois” adlı romantik komedi filminde “Ada” karakterini canlandırdı. ‘Küçük yaşta birbirlerine ilgi duyan iki insanın yıllar sonra tekrar karşılaşmasıyla Paris’i de içine alan garip bir aşk öyküsü’ olarak özetleyebileceğimiz filmin yönetmeni Martine Dugowson.

    1997 yılında ise yine bir ‘dönem filmi’nin başrolünde yer alıyor; “The Wings of the Dove”. Elizabeth McGovern’in de rol aldığı film, yazar Henry James’in aynı adı taşıyan romanından uyarlandı.

    Yine 1997 yılında yazar George Orwell’in “Keep the Aspidistra Flying” adlı kitabı Robert Bierman tarafından sinemaya uyarlandı. Helena, filmde “Rosemary” karakterini canlandırdı.

    1998 yılında Steve Barron, “Merlin” adlı fantastik filmin yönetmenliği yaptı. Sam Neill, “Merlin”i canlandırırken Helena, “Morgan Le Fey” karakterini canlandırdı.

    Yine aynı yıl içinde Sam Neill ve Kristin Scott Thomas ile “The Revengers' Comedies” adlı komedi filminde başrolde yer aldı.

    Ve yine aynı yıl içinde nişanlısı Kenneth Branagh ile birlikte “The Theory of Flight” adlı dramatik komedi filminde başrol oynadı. Film, yönetmeni Paul Greengrass’a “Kristal Yıldız Ödülü” kazandırdı.

    aimg194.imageshack.us_img194_5120_69435286.

    1999 yılı, Helena Bonham Carter’ın hayatını hem sinema kariyerinde hem kişisel sorunları nedeniyle oldukça etkileyici bir yıl olacaktı. Nişanlısı Branagh’dan ayrılan Helena, Chuck Palahniuk’un “Fight Club” adlı hikayesini David Fincher’in sinemaya uyarlamasıyla Brad Pitt ve Edward Norton ile başrolde yer alır. “Marla Singer”ı canlandıran Helena, İngiltere’de düzenlenen “Empire Awards”da ödül alır.

    Efsanevi film Fight Club, kişilik sorunları yaşayan bir adamın kendiyle olan kavgasını konu ediniyor. Filmde Meat Loaf, David Andrews, Zach Grenier, Christina Cabot gibi oyuncular da rol aldı.

    Aynı yıl içinde yazar Isla Dewar’ın “Women Talking Dirty” adlı romanı yönetmen Coky Giedroyc tarafından sinemaya aktarılır. Komedi altyapılı filmde Helena’ya başrolde Gina McKee ve James Nesbitt eşlik etti.

    Ve yine 1999 yılında pek ilgi görmeyen “The Nearly Complete and Utter History of Everything” adlı komedi filminde “Lily” karakterini canlandırdı.

    2000 yılına gelindiğinde Helena, “Carnivale” adlı animasyon filmde “Milly” karakterini seslendirdi. Deane Taylor’un yazıp yönettiği film, beklenen ilgiyi görmedi ama Helena’nın 1 sene sonra nişanlanacağı ünlü yönetmen Tim Burton ile tanışmasını ön ayak oldu.

    2001 yılında “Football” adlı kısa komedi filminde “Mum” karakteri için Helena seçildi. Filmin yönetmeni İngiliz bir kadın Gaby Dellal idi.

    2001 yılının Ekim ayına gelindiğinde Tim Burton ile birlikte olan Helena, ünlü yönetmenle nişanlandığını duyurdu. Aynı yıl Burton’ın yönetmenliğini yaptığı “Planet of the Apes” adlı filmde Mark Wahlberg, Tim Roth, Michael Clarke Duncan, Estella Warren gibi ünlü isimlerle başrolde yer aldı. Pierre Boulle’nin hikayesinden uyarlanan film, ‘dönem filmleri’nde rol almaktan sıkılmış Helena için değişik bir deneyim oldu. 2029 yılında geçen film, 2 dalda BAFTA adayı oldu.

    Yine 2001 yılında yönetmen David Atkins’in “Novocaine”adlı film projesi için “Susan Ivey” karakterini canlandırdı. Helena’ya filmde “Basic Instinct”ten tanıdığımız aktör Chelcie Ross ve “All of Me”den tanıdığımız Texaslı aktör Steve Martin eşlik etti.

    2002 yılında Helena, İrlandalı yönetmen Thaddeus O'Sullivan’ın Rosamond Lehmann’ın kitabından uyarladığı “The Heart of Me” adlı filminde “Dinah” karakterini canlandırdı. Aynı adama aşık iki kız kardeşin hikayesini anlatan film “British Independent Film Ödül Töreni” ve “Evening Standard British Film Ödül Töreni”nde ödül aldı.

    2002 yılında 1967 doğumlu İngiliz aktör Guy Pearce ile birlikte “Till Human Voices Wake Us” adlı drama filminde başrolde yer aldı. Yönetmen Michael Petroni’nin “Trespasses” adlı kısa filminden sonraki ilk filmi olma özelliğini taşıyan sinema filmi, 2003 yılında “Golden Trailer Ödülü”ne aday oldu.

    Yine 2002 yılı içinde yönetmen Mick Jackson başarılı bir projeye imza attı; “Live from Baghdad”. Körfez Savaşı sırasında Bağdat’taki tek haber ekibi olan CNN ekibinin başından geçen olayları anlatan filmde Helena, Michael Keaton ile başrolü paylaşıyor. Dramatik savaş filminde rol almak, Helena için farklı bir deneyim olmuştu. “Ingrid Formanek” rolüyle oldukça başarılı bir performans sergileyen Helena, çeşitli ülkelerde düzenlenen film festivallerinde bir çok ödüle aday oldu.

    2003 yılında yine bir dönem filmi olan “Henry VIII” sinema severlerle buluştu. 1491 – 1547 yılları arasında İngiltere Kralı olan Henry’nin hikayesini anlatan filmde Helena, kralın 2. karısı olan “Anne Boleyn”i canlandırdı.

    2003 yılında vizyona giren bir diğer film ise Tim Burton’ın yönetmenliğini üstlendiği “Big Fish” oldu. Daniel Wallace’nin hikayesinden uyarlanan fantastik drama filminde Helena “Jenny” karakterini canlandırırken Ewan McGregor, Albert Finney, Billy Crudup, Jessica Lange, Alison Lohman ve Robert Guillaume gibi ünlü oyuncular da kendisine eşlik etti. Film, Oscar’a ve çeşitli film festivallerinde tam 32 ödüle aday oldu.

    2003 Helena için tatlı sürprizlerle geçti. Yılın ilk aylarında ‘anne’ olacağını öğrenen Helena, 4 Ekim 2003 tarihinde oğlu Billy-Ray’i dünyaya getirdi.

    2004 yılının başında ise kötü bir sürpriz oldu; 17 Ocak’ta Helena, babası Raymond Bonham Carter’ı kaybetti.

    2005 yılında “Dead Man”, “Blow”, “The Man Who Cried”, “Pirates of the Caribbean Serisi”nden tanıdığımız ünlü aktör Johnny Depp, 1992 doğumlu oyuncu Freddie Highmore, “Stardust”, “Mean Machine” gibi filmlerden tanıdığımız İrlandalı aktör David Kelly ve Helena Bonham Carter’ın başrolde yer aldığı “Charlie and the Chocolate Factory” adlı fantastik macera filmi vizyona girdi. Filmi Roald Dahl’ın kitabından sinemaya uyarlayan isim ise yine Tim Burton oldu.

    Aynı yıl içinde “Thank You For Smoking” filminden tanıdığımız aktör Aaron Eckhart ile birlikte “Conversations with Other Women” adlı romantik komedi filminde başrol oynadı. Helena, filmdeki rolüyle “Evening Standard British Film Ödülleri” ve “Tokyo International Film Festivali”nde “en iyi aktris” ödülünü aldı.

    Yine 2005 yılı içinde “Wallace and Gromit in The Curse of the Were Rabbit”adlı animasyon filminde “Lady Campanula Tottington” adlı karakteri seslendirdi. ‘Her yıl yapılan sebze yarışmasına az bir zaman kalmışken sebzelerin esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmasıla harekete geçen Wallace ve Gromit’in maceralarını’ anlatan film, yönetmenleri Nick Park ve Steve Box’a Oscar Ödülü kazandırdı.

    Ve yine 2005 yılında Tim Burton, muhteşem bir eseri sinema dünyasına armağan etti; “Corpse Bride”. Duygusal içerikli animasyon film olan “Corpse Bride”, aşık olduğu kadınla evlenmek üzereyken ölü bir kadına borçlanan Victor’un hikayesini anlatıyor. Filmde “Victor” karakterini Johnny Depp, “Victoria”yı Emily Watson ve “Corpse Bride”ı Helena Bonham Carter seslendiriyor.

    Helena, 2005’in Aralık ayında TV kanallarında gösterilen “Magnificent 7” adlı drama filminde “Maggi” karakterini canlandırdı. Kenneth Glenaan’ın yönettiği filmin senaryosu Sandy Welch’e ait.

    2006 yılında “Sixty Six” vizyona girer. Helena filmde, “Rubens ailesi”nden “Esther Rubens” karakterini canlandırdı.

    2007 yılı başlarında David Yates‘in yönettiği “Harry Potter and the Order of the Phoenix” vizyona girdi. Harry Potter serisinin 5. kitabının sinema uyarlamasında Helena, “Bellatrix Lestrange” karakterine can verdi.

    2006 yılında çekilen ve 2007’de gösterime giren “Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street” müzikal filmi, ülkemizde 2008 Şubat ayında gösterime girmişti. Burton’ın yönetmenliğini yaptığı filmde Helena, Johnny Depp’in oynadığı “Sweeney Todd” karakterine aşık olan ”Mrs. Lovett”i canlandırıyor. 2008 yılında film Oscar Ödülü aldı.

    aimg190.imageshack.us_img190_9831_asdlf.

    15 Aralık 2007 tarihinde, Helena’nın ikinci kez anne olduğu haberi duyuldu. “Indiana Rose” adlı bir kız çocuğu dünyaya getiren Helena, şu sıralarda “Harry Potter and the Half-Blood Prince” filminin çekimleriyle ilgileniyor.

    2009 yılında “Wild Target” ve 2010 yılında vizyona girmeyi bekleyen “Harry Potter and the Deathly Hallows: Part I” filmlerinde de rol alacak olan Helena’nın çok iyi Fransızca konuştuğunu ve ‘dönem filmleri’nde rol almaktan sıkıldığını da dip not olarak ekleyelim.
     
    #1

  2. Similar Threads
    Forum Başlık Tarih
    Sinema Filmleri The Haunting Of Helena | 2012 | 1080p | BluRay 13 Ekim 2013
    Oyuncu & Sanatçı Biyografileri Helena Paparizou (Biyografisi) 28 Haziran 2011
    MP4 & MKV Filmler Fairytale | The Haunting Of Helena | 2012 | 720p | mKv | tek Link 4 Aralık 2010

Sayfayı Paylaş